ELYADAL Duyurular Duyurular

 

ELYADAL'ın resmi yayın organı olan PiVOLKA'nın 25. sayısı yayınlandı.
[ devamı ]

Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve ELYADAL tarafından hazırlanan Akademik Yazım Kuralları Kitapçığı'nın genişletilmiş 4. baskısına ücretsiz olarak ulaşmak için aşağıdaki bağlantıyı seçmeniz yeterlidir.
[ Akademik Yazım Kuralları Kitapçığı]

ELYADAL ELYADAL

Öğrencilerin sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerini desteklemek üzere Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından Psych-O-Token uygulaması başlatıldı.
[ devamı ]

ELYADAL Kaynaklar Kaynaklar

ELYADAL tarafından yayınlanan ve ücretsiz olarak paylaşılan kitapçıklar ve süreli yayınlara buradan ulaşabilirsiniz.

ELYADAL Hakkında

"Ben manevi miras olarak hiçbir nass-ı kat'i, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış düstur bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." - Mustafa Kemal Atatürk

ELYADAL, Başkent Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde görev alan psikolog öğretim elemanları ve farklı disiplinlerde eğitim gören gönüllü öğrenciler tarafından 2000 yılında kuruldu. Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı, Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümünün kuruluşunda önemli bir rol aldı. Temmuz 2008'den itibaren ise kurulmasında rol aldığı Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü altında faaliyetlerine devam etmektedir.

Devamı ELYADAL Hakkında

PiVOLKA'dan Seçilmiş Yazılar Metaforlar Aracılığıyla Hikayelerimiz ve Psikoterapi

 

Didem Sevük

İster bir ürün pazarlayın ister projenizi veya fkrinizi anlatmaya çalışın, isterseniz âşık olduğunuz kişiye kendinizi tanıtın… Amacımız anlatmak ve anlaşılmak ise, her zaman iyi bir hikâyeye ihtiyacımız vardır. Peki, hikâyeler neden bu denli ilgi çekicidir? Bir grup içerisinde kendi kişisel yaşamımızdan, duygusal hikâyenizden söz etmeye başladığınızda neler olur? Kısaca özetlemek gerekirse bir hikâye anlatılırken, göz teması artar, dikkatler çelinir, anlattığınız kişisel hikâye ile birlikte diğer yüzlerde birçok duygu değişimi gözlemlenebilir. Anlatıcı, tek çocuk olarak büyümenin kolaylıklarını vurgulayan kişisel bir deneyim anlatmaya başladığında, dinleyicilerde çeşitli yansımalar oluşabilir. Örneğin, kişiler yalnız ya da bir kardeşle büyümüş olmanın getirdiği avantajları ya da dezavantajları düşünmeye başlayabilir (Close, 1998). Metaforik bir yaklaşımla ifade etmek gerekirse anlatıcının sunduğu kişisel hikâye, hitap edilen toplulukta bireylerin kendi kişisel hikâyelerine atılan bir çapa olarak düşünülebilir. Bu açıdan bakıldığında hikâyeler bir zihinden diğerine, bir kültürden diğer bir kültüre, geçmişten geleceğe uzanan köprülerdir.

devamı...

PiVOLKA'dan Seçilmiş Yazılar Tanrıların Günahları

 

E. Öykü Us

Eski mitlerdeki tanrılar, davranışları ve özellikleri bakımından insanları andırmaktadırlar. Yunan mitlerinin tanrıları ve tanrıçaları bu duruma çok güzel birer örnek oluştururlar. Hazza düşkün, yemeyi ve içmeyi seven bu ölümsüz varlıklar, genellikle insanların işlerine karışır ve dünya onların oluşturduğu düzene göre yönetilir. Krallar, tanrılar ve tanrıçalar için şölenler düzenler, onların gönüllerini hoş tutmaya çalışırlar. Hatta bazen tanrılar insan suretine bürünerek insanların arasına karışır, onlarla beraber yaşam sürerler. Bu nedenden dolayı mitolojilerin kendi dönemlerinin insanının bir portresini çizdiğini söyleyebiliriz; tanrıların insanları kendi suretlerine bakarak yarattıkları düşünülecek olursa, bu durum şaşırtıcı değildir.

devamı...

PiVOLKA'dan Seçilmiş Yazılar Moleküler Evrimin Ayak İzleri

 

Erkan Yurtcu

Biyosferde çok sayıda canlı türü bulunmakla beraber tüm canlılarda ortak olarak bulunan bazı temel biyolojik moleküller ve bunların iş gördüğü ortak metabolik yolaklar vardır. Bu ortak molekülleri oluşturan “biyolojik periyodik tablo” yaklaşık 25 element içerir. Karbon, diğer karbon atomları ve çok sayıda başka atom ve molekülle çok uzun zincirler oluşturma kapasitesiyle bu tablonun en önemli ve canlılığın en temel elementidir. Biyolojik periyodik tablo elementlerinin oluşturduğu organizmalar da benzer kimyasal kompozisyona sahiptir. Bu açıdan bakıldığında, üzerinde en çok çalışma yapılan bakteri Escherichia coli (koli basili) ve insan vücudu %65-70 su ve %15-20 proteinden oluşmaktadır. Proteinler, hücrelerin ve organizmaların işlevinden sorumlu biyolojik molekülleridir. Proteinler, DNA (Deoksiribonükleik asit) molekülündeki 4 nükleotidin (adenin, guanin, sitozin ve timin) farklı kombinasyonlarıyla oluşturulan genetik bilgi halinde kodlanırlar. En basit tanımıyla proteinleri kodlayan DNA dizilerine “gen” adı verilir. Bu “depo” bilginin ifade edilmesine yani protein sentezine yardımcı olan aracı moleküllere ise RNA (Ribonükleik asit) molekülü adı verilir. Günümüzde çok sayıda tipi tanımlanmış olmakla birlikte taşıyıcı, mesajcı ve ribozomal RNA’lar klasik olarak genlerden protein oluşturulmasında temel role sahiptirler. Sonuçta yaşayan bir hücrenin işlevsel parçaları proteinler ve RNA molekülleridir.

devamı...