PiVOLKA İçindekiler

 

Sayılarla Pi
T. Öngel
[PDF]

Volvoks: Ölümsüzlüğün Arayışı
T. Alan, Z. Aslan, G. Işın,
Z. Dedekargınoğlu ve O. C. Çırakoğlu
[PDF]

Evrenin Görünmeyen Yamyamları:
Karadelikler

B. E. Başçelik, K. Demirutku,
D. Gültekin, E. Işık E. Kayabaş,
A. Özgün, E. Parlak ve Z. Yeniçeri
[PDF]

Uzun Zamandır Piyasada Olan Ancak Yeni Ünlenen Kaos
K. Romya, Ö. Çelik, B. Gerdanlı,
S. N. Arabacı, S. Ergen ve
D. Karasakal
[PDF]

Belirsizlik İçinde Yaşamak:
Bitmeyen Irak Sorunu

B. Bermant
[PDF]

Sır Tanecikleri
E. Tepeli
[PDF]

PiVOLKA 01

Yıl: 1, Sayı: 1, Kasım 2002

Editörden... | Doğan Kökdemir
PiVOLKA 01Bu yolculuğun ne zaman başladığını hayal meyal hatırlıyorum, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde okurken bağlı bulunduğumuz Psikoloji Bölümü çerçevesinde bilimsel bir öğrenci topluluğu kurmak ve hem öğrencilerle hem de akademisyenlerle ortak tartışma platformlarının oluşturulabileceği bir zemin üzerinde çalışmıştık. Daha sonra bu topluluk kuruldu ve bu oluşumdan hemen hemen 3-4 sene sonra, ben araştırma görevlisi olarak çalışırken, o sıralar lisans öğrencisi olan iki kişi daha bir araya gelerek Psikoloji Öğrenci Topluluğunu bilimsel bir topluluk haline getirmek için kolları sıvadık. Amacımız, bilimsel projeleri hayata geçirmek ve özellikle öğrenciler için derslerden bağımsız araştırma deneyimi ortamı hazırlamaktı. O öğrencilerden birisi Kürşad Demirutku diğeri ise Okan Cem Çırakoğlu’ydu...

Yıllar çabuk geçer; hele hele yaşınız henüz genç ise sanki zaman daha da hızla akar. Bütün farklılıklarına rağmen bilime ve yönteme bakış açıları benzer olan bu üç kişinin o zaman istedikleri hayata geçirmeleri için neredeyse 10 sene gerekti. Şu anda üçümüz de Başkent Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde çalışıyoruz. On yılda yapamadığımız kadar ilerlemeyi bir kaç sene içerisinde başardık. Bunun nedenleri arasında tabii ki bizlerin yetişmesi, bilgilenmesi ya da olgunlaşması çok önemli ancak bütün bu kişisel nedenlere ek olarak, hem Üniversitemizin hem de Fakültemizin desteğine çok şey borçluyuz. Laboratuvar için mekan, bilgisayar, interet hizmetleri, elinizde tuttuğunuz PiVOLKA’nın basımı gibi desteklerden çok daha önemli olarak kafalarımızın içinde bekleyen onlarca projeyi ve uygulamayı hayata geçirmek için gerekli olan bilimsel ortamı bulamamış olsaydık, ne ben şu anda bu satırları yazıyor olurdum ne de siz kendinizi bu yaızyı okurken bulurdunuz. Bu nedenle, bu ilk Editörden başlıklı yazıda hem bizim yetişmemizde emeği geçen hocalarımıza hem de şu andaki çalışma ortamını sağlayan Üniversite ve Fakülte yönetimine teşekkür ediyoruz.

En büyük teşekkürü hakedenler aslında öğrencilerimiz. Her yıl 100’ün üzerinde yeni öğrencimiz oluyor. Hayata atılmadan önceki son durakları olan üniversitede karşımıza geliyorlar. Biraz kaygılı, meraklı, çoğu zaman heyecanlı ve sabırsız onlarca öğrenci... Bunlar arasında bir de Laboratuvar çalışmalarına katılmak isteyerek başımıza bela olan öğrencilerimiz de var O. Sürekli soruyorlar, öğrenmek istiyorlar, yazı yazıyorlar, bitince bir daha yazıyorlar..... sonu gelmeyen bir hareketlilik içinde yaşlarının verdiği enerjiyi bilimsel çalışmalara aktarıyorlar. Evet, yoruluyoruz. Hem de çok yoruluyoruz ama bu yorgunluğun verdiği keyif pek başka şeylerle değişilecek gibi değil. Geçen hafta, iki öğrencimizin (Tülin Öngel ve Gülin Yoğurtçuoğlu), yazdıkları bir makalenin Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisinde yayınlanmak üzere kabul edildiğini öğrendik. Çok mu abartı gelir bilmiyorum ama kendi yazım kabul edildiğinde bu kadar sevinmiyorum. Bundan önce de Ayşegül Özgün’ün ve Serap Ergen’in Araştırma Yöntemleri dersinde hazırladıkları ödevlerden yola çıkarak ortak yazı haline getirdiğimiz bir makale Matematik Dünyası dergisinde yayınlandı. Şu anda Laboratuvarda çalışan öğrencilerimizle yürüttüğümüz 7 büyük araştırma var ve bu araştırmalar için hedefledikleri dergiler de en az araştırmalar kadar büyük: Bir yandan kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik gazete ve dergi yazılarına yönelirlerken diğer yandan da endekslerce tararan (örneğin, SSCI) dergilerde yayınlamak üzere çalışmalar yapıyorlar.

Sevgiyle kalın...