PiVOLKA İçindekiler

 

Ülkemizin Kaçırdığı En Büyük
Eğitim Projesi: Köy Enstitüleri
İ. Ortaş
[PDF]

Eğitim Üzerine Yinelenen
Eleştiriler, Alternatif Öneriler
E. Denizel Güven
[PDF]

Size Anne Diyebilir miyim Evinde
Neler Oluyor?

N. Şimşek ve A. L. Kırtunç

[PDF]

Batıl İnançların Psikolojisi
İ. Ayhan ve F. Yarar

[PDF]

PiVOLKA 17

Yıl: 4, Sayı: 17, Nisan-Mayıs-Haziran 2006

Editörden... | Zuhal Yeniçeri
PiVOLKA 17Yaşamımızın ilk adımından itibaren hayatlarımızı sarmalayan, üzerinde tartışmaların halen devam ettiği ve daha da edeceğe benzeyen, ömrümüzün tümünü kapsayan bir kavram “eğitim”. Eğitimin yöntemi üzerine yapılan tartışmalar ve sürdürülen çalışmalar, içerisinde pek çok bileşeni barındırmaktadır. Ancak elbette eğitim söz konusu olduğunda ‘eleştirel düşünme’ kavramının önemini vurgulamamak mümkün değil. “Neden” sorusuna yapılan vurgu nedeniyle, özellikle zaman zaman insan aklının sınırlarını zorlayan teknolojilerin ve tüm toplumları etkileyen evrensel olayların boy gösterdiği günümüz dünyasında, eleştirel düşünme becerisi belki de daha çok önem kazanmaktadır.

Eğitim ailede başlayan, eğitim kurumlarınca devam ettirilen ve ömür boyu birçok etkenin sürece dahil olmasıyla süreklilik kazanan bir yapıdır. Peki eleştirel düşünme bu yapının neresindedir? Aslında belki de her bir noktasında varlığına duyulan ihtiyacı belirtmek yanlış olmayacaktır.

Özellikle son yıllarda terör olaylarıyla kaynayan bir kazan halini alan dünyada, sahte bilimlerin de kendince hüküm sürdüğü, görmezden gelinemeyecek bir gerçektir. Önyargılar, ırkçılık, ayrımcılık gibi tutumların ve davranışların her zaman gündemde olduğu düşünülürse, tüm bu olumsuzluklarla kişisel anlamda başedebilmek için edinilebilecek en önemli silahlardan bir tanesi, eleştirel düşünme becerisidir.

Ezgi Denizel Güven “Eğitim Üzerine Yinelenen Eleştiriler, Alternatif Öneriler” başlıklı yazısında, eğitimin, bireyin kendi potansiyellerini açığa çıkartıp bunları en iyi şekilde kullanıp geliştirdiği, tüm gelişim alanlarını içeren yaşamsal bir uğraş olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, ezberci, koşullayıcı ve pasifleştirici unsurların süreçten arındırılması gerektiğinin altını çizmektedir. Bu iyi niyetli vurgu, eleştirel düşünmenin de önemini gözler önüne sermektedir aslında. Koşulsuz kabul edilen bilgi yerine, “neden” sorusunun çekinmeden dile getirildiği, akılcı, eleştirel ve yaratıcı düşünmenin yollarının açıldığı bir sistemle elde edilecek bilgilerin ve donanımların sadece birer hayal olmaması belki de tüm eğitimcilerin dileğidir.

İnci Ayhan ve Ferhat Yarar’ın “Batıl İnançların Psikolojisi” yazılarında, mantık ve sağduyu arttıkça batıl inançların etkilerinde bir düşüş görülmesinin olası olduğunu bir kere daha dile getirmektedirler. PiVOLKA’nın bu köşesinde yer alan yazılarımda pek çok defa üzerinde durmaya çalıştığım farkındalık, her zaman kilit nokta olarak görünmüştür bana. Farkındalığı yüksek bireylerden oluşan toplumların, sadece eğitim değil diğer tüm sistemler açısından da en avantajlı ve geleceğe hazır toplumlar olacaklarını düşünmek, çok da yersiz olmasa gerek.