PiVOLKA İçindekiler

 

Ulusal Kimliğin Semboller ve
Erovizyonla Temsili
L. Korkmaz
[PDF] [HTML]

İhsan Oktay Anar'ın Amat'ındaki
Gerçeklik Arayışları
Y. Dirmit
[PDF] [HTML]

Kuşlar Uzun Bir Süre Süzülerek
Uçabiliyorsa, Ben Neden
Yapamayayım?

O. C. Çırakoğlu

[PDF] [HTML]

Mumya Sanatı
G. Akbaş

[PDF] [HTML]

Müzik Bilimi ve Yaratıcılık
G. Coşkun
[PDF] [HTML]

Üniversite Eğitimi ve Eleştirel
Düşünme

D. Kökdemir
[PDF] [HTML]

PiVOLKA 21

Yıl: 7, Sayı: 21, Mart 2012

Toumaï ve Yaratıcılık | Zuhal Yeniçeri
PiVOLKA 21Fransız paleoantropolog Michel Brunet’nin 2001 yılında Afrika’nın Djurap çölünde keşfettiği kafatası fosili, bugüne kadar bilinen en eski hominid (insanımsı) olarak tanımlanmaktadır. Yaşının yaklaşık 7 milyon yıl olduğu düşünülen bu hominide, yerel halkın kullandığı Goran dilinde “yaşam umudu (hope of life)” anlamına gelen Toumaï adı verilmiştir. Uluslararası bir araştırma takımı ise 1997 yılından beri Etiyopya’nın Afar bölgesinde yaptıkları kazı çalışmalarında, bu bölgede yer alan Herto kasabasında bugünkü modern insanın atası olarak tanımlanan Homo Sapiens türüne ait kafa tası fosillerini ortaya çıkarmıştır. “Herto kafatasları (Herto skulls)” olarak adlandırılan bu fosiller, 160.000 yaşındadır.

Bugüne kadar bulunan en eski hominid olma unvanına sahip Toumaï ile Herto kafatasları ve bugünkü modern insan arasında milyonlarca yıllık bir zaman dilimi bulunmaktadır. İnsanın moderniteye tam olarak ne zaman geçiş yaptığı konusunda biliminsanları halen net bir fi kre sahip olmasalar da, milyonlarca yıl süren evrimleşme sürecinde modern insan karnını doyurmanın yolarını bularak hayatta kalmış, çeşitli amaçlarla kullanmak için aletler icat etmiş, dil geliştirerek iletişim kurmuş, sanatla ilgilenmiş ve bilimle evrim sürecine devam etmiştir.

Milyon yıllardan sonra evrim sürecinin, bilim ve teknolojideki ilerlemeyle daha da hızlandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Geçmişten günümüze yaratıcılığına hiçbir zaman engel konulamayan insan, evrenin uçsuz bucaksız tarihi boyunca sahip olduğu bilinç sayesinde kendini bir adım daha ileri götürmenin her zaman bir yolunu bulmuştur.

Wright kardeşlerin yaşam hikayesine baktığımızda, insanın nasıl kanatlanıp uçabildiğine ve yaratıcılığı sayesinde sadece karada değil gökyüzünde de hakimiyet kurabildiğine bir kez daha şahit oluyoruz. Edebiyat eserleri ise, sadece varolanla değil kurguladığı ile de bambaşka bir dünya yaratabilen insanı gösteriyor bize.

Şimdilik Toumaï ile başlayan insanlık tarihinde, insanın önüne geçemediği ve bu nedenle de yaratıcılığını daima zorladığı olgu ise “ölüm”dür. Bambaşka bir dünyada yaşamını sürdürmüş olan Toumaï gibi ölümsüz olmak istemiştir her insan. Bu nedenledir ki mumyalama teknikleri gibi birçok yol denemiştir. PiVOLKA’nın 21. sayısı, tüm bunları yeniden düşünmemize yol açacak örnekler sunarken bir yandan da müzik ve bilim ilişkisini tartışmaya açarak insanın yaratıcılığını bir kez daha vurgulamaktadır.