PiVOLKA İçindekiler

 

Duygu Düzenlemenin Şahdamarı: Öz-Şefkat
S. Vatan
[PDF]

Bir Uzay Aracının Anatomisi
B. Yağlıoğlu
[PDF]

Aman Tanrım! Beynimizi Ele Geçiriyorlar: Eşikaltı Uyaranlar Nedir, Ne Değildir?
S. Çoksan

[PDF]

Yasallaşan Seks İşçiliğinin Dönem Oyunlarında Sosyal Temsiller Kuramı Işığında Feminist Bir Bakışla İncelenmesi
C. Yumuşak

[PDF]

Narsisistik Kişlik Bozukluğuna Yaklaşımlar: Geştalt ve Şema Terapi Yaklaşımı
B. Toroslu
[PDF]

PiVOLKA 31

Yıl: 9, Sayı: 31, Nisan 2019, ISSN: 2587-022X

Editörden... | E. Öykü Us

PiVOLKA 31

İnsanlar, hayat denilen yolculukta birbirinden farklı yollarla karşılaşırlar. Bu yollardan kimisi hoş bahçelerin, neşeli kuş seslerinin, yemyeşil ağaçların arasından geçerken kimisi de o kadar karanlıktır ki, yolu kaplayan sisin ardında neler olduğunu göremez kişi. Her ne kadar karar vermek zor olsa da kişi bir seçim yapmak zorundadır, hayatına ancak o şekilde devam edebilir. Hoş patikalar, karanlık yollardan daha çekici görünebilir; ancak kişi, yolun henüz başı olduğunu unutmamalıdır, çünkü patikanın sonunda onu bir sürpriz bekleyebilir.

Eninde sonunda bir seçim yapan kişi, patikalardan birini seçerken diğerinden vazgeçmiş olur. Adım sesleri ilerledikleri yolda yankılanırken, açmayı seçmediği diğer kapının, diğer fırsatların, seçmediği diğer seçeneğin yasını tutar. Ancak bu yas da unutulur, geriye seçmiş olduğu yolun güzellikleri kalır, insanın hata yapmayı sevmemesinden kaynaklıdır bu da. Ne olursa olsun, hiçbir insan kötü olduğunu düşünmek istemez, bu yüzden bir seçim anından hemen sonra seçtiğini kendisine meşrulaştırmak zorunda kalır. Bu nedenle bireyler hata yaptıklarını çok zor kabullenirler, yanlışlarını görmeyi sevmezler. İnsanlar böbürlenmeyi severler ve bu böbürlenmeleri, yaptıkları güzel seçimlerle gerçekleştirirler çoğu zaman. Hal böyle olunca kişinin kendisini iyi hissedebilmesi için “doğru” seçimler yapması gerekir. O halde belki aydınlık gördüğümüz o yol, aslında karanlığın içinden geçmiş de olabilir.

Nitekim biz güzel yolları seçmek isteriz ama o çakıl taşlı, bakımlı güzel patikadan ne kadar çok kişinin geçtiği bellidir. Bazı yolların güzel görünmesinin sebebi, o yolun eski yolcuları da olabilir. Yol boyunca deneyimlediklerimiz bize hoş gelir, ancak bizler, o defalarca geçilmiş yoldan giderken bizden öncekilerin ayak izlerini takip etmekten başka bir şey yapmayız. O yol güvenilirdir; ancak yeni şeyler keşfetmek istiyorsak, böyle bir yolu takip etmemiz ne kadar doğrudur? Karanlık, her ne kadar korkutucu olsa bile içerisinde gizemli sırlar barındırır. Güzel bir yoldan sapan sisli bir patika, bize yolun devamından daha fazla şey öğretebilir. İnsanlar bir yandan özel olmak isterler, ancak güvende kalmak için yeni yollar bulmak yerine eski yollarda ilerlemeyi tercih ederler. O yola farklı bir bakış açısıyla bakmak elbette önemlidir, ama ya yeni bir patika açmak? Ya karanlığın içinde yepyeni bir güzergah keşfetmek? Işık içerisinde ilerlemektense, karanlıkta kendi yolunu bulmak daha iyi besler insanı. Aydınlığın içinde başkalarının yolunda gitmektense, gölgelerin içinde el değmemiş yeni bir patika keşfetmek ve ona kendi ismini verebilmek...

Karanlıkta yürümek o kadar da kötü gelmemeli bazen. Keyifli okumalar....